19.6. VENÜS GEZEGENİ (M.S. 8000)
Sahne 1 — Gökyüzünde Bir Şehirde Patlama
Venüs atmosferinin 50-60 kilometre üstünde, sarı-turuncu asit bulutlarının hemen üzerinde süzülen Zephyra şehri, insanlığın en büyük başarısıydı. Devasa karbon nanotüp kuleleri, kendini onaran yapılarıyla yavaş yavaş genişliyor, şehrin ağırlığını dengede tutan hidrojen balonları nazikçe havada dans ediyordu.

Şehrin merkezindeki araştırma laboratuvarında, Dr. Nalan ve eşi mühendis Okan’ın eli bilgisayarın dokunmatik yüzeyinde hızla geziniyordu.
Ancak şehirde, birdenbire anormal titreşimler başladı. Balonlardaki basınç dalgalanıyor, kolonlarda mikroskobik çatlaklar belirmeye başlamıştı. Uyarı ışıkları kırmızıya döndü.
"Basınç regülatörlerinde sorun var! Balonlardan biri az da olsa hidrojen sızdırıyor, diye rapor verdi mühendis Okan."
Şehir yavaşça irtifa kaybetmeye başladı. Yüksek basınçlı Venüs atmosferinde, 50 kilometreden yüzeye kadar olan mesafe ölümcül bir inişti.
Nalan gözlerini ekrana dikti:
"Kontrolü kaybetmemeliyiz… ama alçalıyoruz."
Ve o andan sonra patlama oldu.
Sahne 2 — Düşüş
Zephyra şehri, hidrojen balonlarındaki basınç dalgalanmaları yüzünden yavaş yavaş irtifa kaybediyordu. 50 kilometre yükseklikten başlayan bu düşüş, Venüs’ün yoğun atmosferinde sürükleme kuvvetiyle sınırlandı; şehir, serbest düşüş hızını asla aşamıyordu.
Mühendis Okan, sığınak modülünün kontrol panelinde durmadan veri akışını izliyordu.
"Balonların basıncı hızla düşüyor. Kulelerde mikroçatlaklar yayılıyor. Eğer bu devam ederse, şehir 35 kilometre seviyesinde kontrolsüz bir şekilde yavaşlayıp yüzeye doğru düşecek."
Şehirdeki insanlar alarm sesleriyle uyanmaya başladı. Gözler panik ve korkuyla doluydu. Kaptan Leyra, sakin olmaya çalışarak mikrofonu açtı:
"Herkes derhal sığınak modülüne! Hayatta kalma sistemleri çalıştırılacak."
Sığınak modülü, özel termal kaplamalar ve yüksek dayanımlı karbonfiber yapısıyla Venüs yüzeyindeki zorlu koşullara dayanabilecek şekilde tasarlanmıştı. Ancak modülün içindeki yaşam destek sistemleri, enerji ve su kaynakları sınırlıydı.
Nalan ve Okan, son kontrolleri yaptıktan sonra modüle doğru ilerledi.
"Sistemi devreye alıyoruz, dedi Okan, sesinde kararlı bir tını vardı."
Dışarıda şehir, yavaş ama kaçınılmaz şekilde alçalmaya devam ediyordu. Balonların bir kısmı tamamen sönerken, diğerleri direnmeye çalışıyordu. İçeride zaman daralıyordu.
Venüs yüzeyine iniş kaçınılmazdı. Ancak şimdilik, hayatta kalmak için tek umut sığınak modülünde saklanmaktı.








