SIFIR NOKTASI 15: Ben yarım kalmış bir hikâyeyim
BÖLÜM 15: Ben yarım kalmış bir hikâyeyim Saat sabahın altısıydı. Arka koltukta iki büklüm yatan Doruk’un bedeni dondurucu soğuktan kaskatı kesilmişti. Dışarıdan gelen metalik bir […]
Devamını okuSen yalnızca bir harf değilsin, sen bütün bir dilsin. Her kelimen, yüreğinin derinliğini fısıldar; Her cümlen, dünyaya umut ve renk katar. Kendi öykünü yaz, Çünkü senin anlatacak binlerce hikâyen var.
BÖLÜM 15: Ben yarım kalmış bir hikâyeyim Saat sabahın altısıydı. Arka koltukta iki büklüm yatan Doruk’un bedeni dondurucu soğuktan kaskatı kesilmişti. Dışarıdan gelen metalik bir […]
Devamını okuBÖLÜM 14: Dilara Hastanede Banyonun kapısı yavaşça aralandı ve içeriden Dilara çıktı. Sağ koltuğunun altına sıkıştırdığı değneğe yükleniyor, sağ ayağını diz altına kadar saran sabitleyici […]
Devamını okuBÖLÜM 13: Hastane Yolunda Asım Hoca kumandayla kilitleri açıp hemen sürücü koltuğuna geçti. Fetih de ardından ön yolcu koltuğuna oturup kapısını kapattı. Doruk ise sırtındaki […]
Devamını okuBÖLÜM 12: Sınav Günü Güneş, Göreme Vadisi’nin ardındaki peribacalarının arasından yeni yükseliyordu. Sabahın ilk saatleri olmasına rağmen rüzgârın en stabil olduğu bu erken vakitlerde Sınav […]
Devamını okuBÖLÜM 11: Eğitim Haftası Asım Hoca, yamaçtan yukarı çıkarken telefonun çaldığını duyunca adımlarını yavaşlattı. Telefonu cebinden çıkarıp ekrana baktı. Dilara ismini görünce yüzündeki yorgunluk anında […]
Devamını okuBÖLÜM 10: İlk Adım Gökyüzüne Ertesi sabah saat tam beş buçukta, dışarıda bıçak gibi keskin, insanı titreten bir sabah ayazı vardı. Göreme Vadisi’nin bozkırı henüz […]
Devamını okuİlahi adaletin terazisi, insan aklının kavrayamayacağı kadar gizemli ve ağırdır. M.S. 570 yılında Mekke üzerine yürüyen Hristiyan Ebrehe’nin ordusunu ebabil kuşlarının attığı pişmiş çamur taşlarıyla […]
Devamını okuGözlerini açtığında her şey olması gerektiği gibiydi. Motorların uğultusu vardı. Kabin penceresinden dışarıya baktı; kanat ucundaki küçük flâşör zifiri karanlığı düzenli aralıklarla, bıçak gibi kesiyordu. […]
Devamını okuBÖLÜM 9: Önce Kağıtlar Uçar Doruk telefonu kapattığında, içindeki heyecan dalgası yerini tatlı bir ciddiyete bırakmıştı. Fetih, kardeşinin değişen yüz ifadesine bakıp gülümsedi: “Ne oldu? […]
Devamını okuBÖLÜM 8: İlk Uçuş Aksaray üzerinden Nevşehir sınırlarına girdiklerinde gece yarısını çoktan geçmişti. Karavanı, Göreme Vadisi’ni tepeden gören sessiz bir düzlüğe park ettiler. Gökyüzü yıldızlarla […]
Devamını okuBÖLÜM 7: Düğmesiz Kepenek Tekirdağ’ın nemli, deniz kokan havası geride kaldıkça Anadolu’nun kurak bozkırı, sarı toprağı ve büyüyen gökyüzü karavanın ön camını dolduruyordu. Deniz ufukta […]
Devamını okuBÖLÜM 6: Korkunun Pusulası Bürokrasi, hayal kuranların kanatlarını kırar; insanı kuralların zincirlerine bağlayıp ağır adımlarla süründürür. Babalarının vefatından sonraki iki hafta, resmi dairelerin buz kesmiş […]
Devamını okuBÖLÜM 5: Dalgaların Hikayesi Bir hafta sonra karavanı Ankara’daki Karavan tesisine götürdüler. Sanayi bölgesine girdiklerinde havada metal, mazot ve kaynak kokusu dolaşıyordu. Açık motor kaputları, […]
Devamını oku