Boş Uçak
Gözlerini açtığında her şey olması gerektiği gibiydi. Motorların uğultusu vardı. Kabin penceresinden dışarıya baktı; kanat ucundaki küçük flâşör zifiri karanlığı düzenli aralıklarla, bıçak gibi kesiyordu. […]
Devamını okuSen yalnızca bir harf değilsin, sen bütün bir dilsin. Her kelimen, yüreğinin derinliğini fısıldar; Her cümlen, dünyaya umut ve renk katar. Kendi öykünü yaz, Çünkü senin anlatacak binlerce hikâyen var.
Gözlerini açtığında her şey olması gerektiği gibiydi. Motorların uğultusu vardı. Kabin penceresinden dışarıya baktı; kanat ucundaki küçük flâşör zifiri karanlığı düzenli aralıklarla, bıçak gibi kesiyordu. […]
Devamını okuBÖLÜM 17: Dijital Yankı O akşam eve döndüklerinde, yaşadıkları şeyin ağırlığı hala üzerlerindeydi. Doruk, kaskındaki ve kanat uçlarındaki 4K kameraların hafıza kartlarını bilgisayara taktı. Fetih […]
Devamını okuBÖLÜM 16: Son Senfoni Fetih, BMW R 1250 GS’nin anahtarını çevirip motoru susturdu. Selesine yaslandı ve fiyortun üzerine çöken o tekinsiz ama kusursuz sessizliği dinledi. […]
Devamını okuBÖLÜM 15: Yerçekimiyle Dans ve İlk Kırılma Doruk kendini boşluğa bıraktığı an, dünya bir anda sessizleşti. Sadece kulaklarında uğuldayan rüzgarın o vahşi senfonisi vardı. Wingsuit’in […]
Devamını okuBÖLÜM 14: Çılgın Düşünce Dağlar, yeryüzünün gökyüzüne söylediği taşlaşmış şarkılardır. Kjerag Masifi ise bu şarkının en sert, en hırçın nakaratı… Norveç’in fiyortları üzerinde bir devin […]
Devamını okuDoruk telefonu kapattığında, içindeki heyecan dalgası yerini tatlı bir ciddiyete bırakmıştı. Fetih, kardeşinin değişen yüz ifadesine bakıp gülümsedi: “Ne oldu? Asım Hoca hemen yarın gökyüzüne […]
Devamını okuAksaray üzerinden Nevşehir sınırlarına girdiklerinde gece yarısını çoktan geçmişti. Karavanı, Göreme Vadisi’ni tepeden gören sessiz bir düzlüğe park ettiler. Gökyüzü yıldızlarla doluydu. Ay ışığı, peribacalarının […]
Devamını okuTekirdağ’ın nemli, deniz kokan havası geride kaldıkça Anadolu’nun kurak bozkırı, sarı toprağı ve büyüyen gökyüzü karavanın ön camını dolduruyordu. Deniz ufukta küçülürken gökyüzü büyüyor, dünya […]
Devamını okuBürokrasi, hayal kuranların kanatlarını kırar; insanı kuralların zincirlerine bağlayıp ağır adımlarla süründürür. Babalarının vefatından sonraki iki hafta, resmi dairelerin buz kesmiş koridorlarında imza peşinde tükenmişti. […]
Devamını okuBÖLÜM 5: Dalgaların Hikayesi Bir hafta sonra karavanı Ankara’daki Karavan tesisine götürdüler. Sanayi bölgesine girdiklerinde havada metal, mazot ve kaynak kokusu dolaşıyordu. Açık motor kaputları, […]
Devamını okuBÖLÜM 4: Sıfır Noktası İkindi güneşinin solgun ışıkları, taze toprağın kokusuyla birleşen sessizliğin üzerine düşüyordu. Kalabalık yavaş yavaş dağılmış, ayak sesleri yerini rüzgârın selviler arasındaki […]
Devamını okuBÖLÜM 3: Metalik Çığlık SAAT 03:42. Gecenin o en kör saatinde, uykunun en derin ve insanın dünyadan en kopuk olduğu anda çalan bir telefon, sadece […]
Devamını okuBÖLÜM 2: Sıfır Noktasına Geri Dönüş 10 YIL SONRA: Odada yalnızca eski dizüstü bilgisayarın ekranı yanıyordu.Perdelerin arasından sızan sokak lambası bile o solgun mavi ışığın […]
Devamını oku