BURAK’IN DESTANI: Kırk Bin Yıllık Vuslat
Dünyanın henüz çok genç olduğu, toprağın mis gibi koktuğu demlerde, Hz. Âdem ailesi ile birlikte oturuyordu. Birkaç adım ötede başaklar rüzgârla dans ediyor, koyunlar usulca […]
Devamını okuSen yalnızca bir harf değilsin, sen bütün bir dilsin. Her kelimen, yüreğinin derinliğini fısıldar; Her cümlen, dünyaya umut ve renk katar. Kendi öykünü yaz, Çünkü senin anlatacak binlerce hikâyen var.
Dünyanın henüz çok genç olduğu, toprağın mis gibi koktuğu demlerde, Hz. Âdem ailesi ile birlikte oturuyordu. Birkaç adım ötede başaklar rüzgârla dans ediyor, koyunlar usulca […]
Devamını okuBÖLÜM 12: Sınav Günü Güneş, Göreme Vadisi’nin ardındaki peribacalarının arasından yeni yükseliyordu. Sabahın ilk saatleri olmasına rağmen rüzgârın en stabil olduğu bu erken vakitlerde Sınav […]
Devamını okuBÖLÜM 11: Eğitim Haftası Asım Hoca, yamaçtan yukarı çıkarken telefonun çaldığını duyunca adımlarını yavaşlattı. Telefonu cebinden çıkarıp ekrana baktı. Dilara ismini görünce yüzündeki yorgunluk anında […]
Devamını okuBÖLÜM 10: İlk Adım Gökyüzüne Ertesi sabah saat tam beş buçukta, dışarıda bıçak gibi keskin, insanı titreten bir sabah ayazı vardı. Göreme Vadisi’nin bozkırı henüz […]
Devamını okuİlahi adaletin terazisi, insan aklının kavrayamayacağı kadar gizemli ve ağırdır. M.S. 570 yılında Mekke üzerine yürüyen Hristiyan Ebrehe’nin ordusunu ebabil kuşlarının attığı pişmiş çamur taşlarıyla […]
Devamını okuGözlerini açtığında her şey olması gerektiği gibiydi. Motorların uğultusu vardı. Kabin penceresinden dışarıya baktı; kanat ucundaki küçük flâşör zifiri karanlığı düzenli aralıklarla, bıçak gibi kesiyordu. […]
Devamını okuBÖLÜM 9: Önce Kağıtlar Uçar Doruk telefonu kapattığında, içindeki heyecan dalgası yerini tatlı bir ciddiyete bırakmıştı. Fetih, kardeşinin değişen yüz ifadesine bakıp gülümsedi: “Ne oldu? […]
Devamını okuBÖLÜM 8: İlk Uçuş Aksaray üzerinden Nevşehir sınırlarına girdiklerinde gece yarısını çoktan geçmişti. Karavanı, Göreme Vadisi’ni tepeden gören sessiz bir düzlüğe park ettiler. Gökyüzü yıldızlarla […]
Devamını okuBÖLÜM 7: Düğmesiz Kepenek Tekirdağ’ın nemli, deniz kokan havası geride kaldıkça Anadolu’nun kurak bozkırı, sarı toprağı ve büyüyen gökyüzü karavanın ön camını dolduruyordu. Deniz ufukta […]
Devamını okuBÖLÜM 6: Korkunun Pusulası Bürokrasi, hayal kuranların kanatlarını kırar; insanı kuralların zincirlerine bağlayıp ağır adımlarla süründürür. Babalarının vefatından sonraki iki hafta, resmi dairelerin buz kesmiş […]
Devamını okuBÖLÜM 5: Dalgaların Hikayesi Bir hafta sonra karavanı Ankara’daki Karavan tesisine götürdüler. Sanayi bölgesine girdiklerinde havada metal, mazot ve kaynak kokusu dolaşıyordu. Açık motor kaputları, […]
Devamını okuBÖLÜM 4: Sıfır Noktası İkindi güneşinin solgun ışıkları, taze toprağın kokusuyla birleşen sessizliğin üzerine düşüyordu. Kalabalık yavaş yavaş dağılmış, ayak sesleri yerini rüzgârın selviler arasındaki […]
Devamını okuBÖLÜM 3: Metalik Çığlık SAAT 03:42. Gecenin o en kör saatinde, uykunun en derin ve insanın dünyadan en kopuk olduğu anda çalan bir telefon, sadece […]
Devamını oku