BURAK’IN DESTANI: Kırk Bin Yıllık Vuslat
Dünyanın henüz çok genç olduğu, toprağın mis gibi koktuğu demlerde, Hz. Âdem ailesi ile birlikte oturuyordu. Birkaç adım ötede başaklar rüzgârla dans ediyor, koyunlar usulca […]
Devamını okuSen yalnızca bir harf değilsin, sen bütün bir dilsin. Her kelimen, yüreğinin derinliğini fısıldar; Her cümlen, dünyaya umut ve renk katar. Kendi öykünü yaz, Çünkü senin anlatacak binlerce hikâyen var.
Dünyanın henüz çok genç olduğu, toprağın mis gibi koktuğu demlerde, Hz. Âdem ailesi ile birlikte oturuyordu. Birkaç adım ötede başaklar rüzgârla dans ediyor, koyunlar usulca […]
Devamını okuBölüm 8: Kervan (M.Ö. 4993)Khaalid, her sabah annesinin boş testilerle kuyudan döndüğünü, babasının gözlerindeki kederin derinleştiğini görüyordu. Çocuklar artık oyun oynamıyor, büyükler ise ateş başında […]
Devamını okuBölüm 7: Çatlak Toprak (M.Ö. 4994) Umm Taariq kuyusundan çıkan su göl gibi, yavaşça çekilmiş, çoktan buhar olup göğe karışmıştı. Kuyunun dibi artık kupkuru, taşlar […]
Devamını okuBölüm 6: Kurban (M.Ö. 4995) Kuyudan çıkan su, çocukların kahkahalarını yeniden ateş başına taşımıştı. Çocuklar köy sokaklarında koşup gülüştüler, kadınlar yeniden çamaşır yıkadı, erkekler tarlaları […]
Devamını okuBölüm 5: Kuyu (M.Ö. 4996) Gökyüzü, bulutsuz bir maviyle kaplıydı, ama bu mavi, umut değil, ferahlatmak yerine susuzluğun sonsuzluğunu fısıldıyordu. Güneş doğalı saatler olmuştu; ama tarlalar boş, kadınlar […]
Devamını okuBölüm 4: Yağmur Duası (M.Ö. 4997) Khaalid, köyün girişindeki patikada annesiyle birlikte yürürken, boş sepetini sımsıkı tutuyordu. Gölden dönerken gördükleri gözlerinin önünden gitmiyor; rüyasında gördüğü ışıklı […]
Devamını okuBölüm 3: Sessiz Göl (M.Ö. 4988) Güneş, Sahra’nın gölüne dokunmadan yükselmişti o sabah. Gökyüzü, alışılmadık bir berraklıkla uzanıyordu; ne bir bulut, ne bir rüzgâr fısıltısı. Khaalid, […]
Devamını okuBölüm 2: Balık Bolluğu (M.Ö. 4999) Sabahın ilk ışıkları, Sahra’nın gölüne sisli bir düş gibi süzülüyordu. Göl, yemyeşil sazlıkların arasında uzanıyor, yüzeyi sabahın serinliğinde ayna […]
Devamını okuSahra’nın Ölümü, Nil’in Doğuşu: M.Ö. 5000 – M.S. 8000(Nil-7’nin anlatımıyla, Sahara’nın zihninde canlanan sahneler eşliğinde) Bölüm 1: Yeşilin Son Şarkısı (M.Ö. 5000) 1.1. Sahra’nın Son […]
Devamını okuSahara ve Robot Leopar Nil-7 M.S. 8000 – Eski Sahra’daki yeni bir yerleşim biriminde, 9 yaşındaki küçük bir kız çocuğu olan Sahara’nın zihni Nil-7 ile […]
Devamını okuGüneşin kavurduğu o uçsuz bucaksız sarı örtü, ufuk çizgisiyle birleştiği yerde artık beni korkutmuyor. Bir zamanlar ruhumu daraltan o ıssızlık, şimdilerde içimdeki gürültülü fırtınaları dindiren […]
Devamını okuHiç bir şey söylemediğin zaman,Her şeyi anlatman ne tuhaf.En çok o zaman konuşuyorsun bana.Bakışların bir mezar taşı gibi dikiliyor içime,suskunluğun, ölüm ilanı gibi asılıyor duvarlara. […]
Devamını okuSövmek geçiyor içimden,dilimin ucunda bir ordu duruyor.Ama ben,her küfrü yutuyorum,boğazıma üç nokta saplayarak.Üç nokta… Ne çok şey sığıyor içine.Bir isyanın ayak sesi,bir çığlığın parmak izi,ve […]
Devamını oku