20.5. VENÜS GEZEGENİ (M.S. 8000)
Sahne 3 — Yüzeye Çarpış ve Uyanış
Zephyra şehri, Venüs’ün yoğun atmosferinde ağır ağır süzülüyordu. Şehrin hidrojen balonlarından birkaç tanesi patlamıştı; İlk balon patladığında şehir 47 km’ye düştü. İkinci balonla birlikte hız 30 m/s’ye ulaştı… Üçüncü balonun patlaması sarsıcıydı. Bu, kaldırma kuvvetini önemli ölçüde azaltmış ve terminal hızı yaklaşık 30 m/s’ye (yaklaşık 100 km/saat) yükseltmişti.
Kalan balonlar, modülün daha hızlı düşmesini engelleyemiyordu. Şehir, sanki devasa bir kaya gibi, kızgın Venüs yüzeyine doğru inerken içeridekilerin kalpleri hızla çarpıyordu.

Bir anda, güçlü bir darbe ile yere çarptılar. Zırhlı sığınak modülünün yapısı, yüksek darbe emilimi sayesinde birçok canı kurtardı ama içindekilerden bazıları o şiddetli sarsıntı yüzünden bayıldı.
Sahara’nın annesi Nalan gözlerini açtıklarında, kulaklarında keskin alarmlar çalıyordu. Hayatta kalanlar birbirlerine destek olmaya çalışırken, Nalan panik içinde ekranlara bakıyordu Son hatırladığı şey, Okan’ın ‘tutun!’ diye bağırmasıydı:
"Hasar raporu kritik. Soğutma sistemleri çalışıyor ama karbonfiber üretim makinesi ağır hasar aldı."
Sahara’nın babası Okan, baygınların yanına koşarak nefeslenmelerini sağlamaya çalıştı.
"Herkesin hayatta olması mucize. Ama zamanımız çok az."
Sığınak modülünün dış yüzeyi hala Venüs’ün yakıcı sıcaklığı ve yoğun basıncına direniyordu. İçeride kalan su ve enerji kaynakları ise hızla tükeniyordu.
Hayatta kalmak için zamana karşı ölümcül bir yarış başlamıştı.









