STARBASE YABAN HAYATI MASALI

Teksas kıyılarındaki Demir Liman’da, devasa metal ejderhaların göğe tırmandığı günlerden birinde, okyanusun kadim sakinleri yeniden acil durum meclisinde toplandı. Gündem bu kez ne fırtınalardı ne de ağ atan balıkçılar… Konu, göğe kafa tutan o çılgın mühendisin projeleri ve insan bürokrasisinin tuhaflıklarıydı.

Meclisin en yaşlı üyesi olan Bilge Kaplumbağa kabuğundan kafasını uzattı, gözlüklerinin üstünden cemaate baktı:

– Evlatlarım, ben bu kıyıda dört yüz yumurtlama mevsimi gördüm. İnsan denen canlı kadar ilginç bir türe rastlamadım. Önce göğe çıkmaya kalkıyorlar, sonra göğe çıkarken bizi ürkütür mü diye Canlıları Koruma Divanı’nda toplantı yapıyorlar.

Kürsüye ilk olarak kulağını ovuşturan Pofuduk adındaki fok çıktı. Heyecanla anlatmaya başladı:

– Önce “Herhalde beni akşam yemeği yapacaklar” dedim. Sonra beni bir tahtaya bağlayıp kulağıma yumuşacık şeyler taktılar. İçinden öyle bir gürültü geldi ki, ben korkacağımı sanırken ritme kapıldım. Döndüm, kuyruğumu salladım. Adamlar not almaya başladı. Sanırım bilim böyle bir şey! Hatta ne yalan söyleyeyim, o gürültüden sonra içim bir hoş oldu, gidip eşime sarılasım geldi.

Meclisteki martılar kahkahayı basarken, suların derinliklerinden sırtı morarmış Dev Balina yüzeye doğru püskürdü. Sesinde derin bir sitem vardı:

– Sen yine ucuz atlatmışsın Pofuduk! Okyanus dediğin koskoca yer. Gitmişler, trilyonda bir ihtimali bulup gökten düşen metal parçayı benim sırtıma isabet ettirmişler. Böyle şans mı olur? Göğe Kafa Tutan Mühendis bile hakkımda “O şimdiye kadarki en şanssız balina” diye bütün kıyıya duyurmuş. Şanssızlığımın bile reklamını yaptılar!

Tam o sırada, gölge gibi süzülen Büyük Beyaz Köpekbalığı suyun yüzeyinde belirdi. Yüzünde muzip bir gülümseme vardı:

– Haline şükret Balina kardeş. Benim koordinatlarımı kendi dairelerindeki memurlardan bile saklıyorlarmış. Demek ki insanlar birbirlerinden bizi koruyor!

Bilge Kaplumbağa ağır ağır iç çekti, deniz kabuğundan asasıyla taşa vurarak meclisi kapattı:

– İnsanlar göğe çıkacak kadar akıllı, birbirlerine dosya vermeyecek kadar da tedbirliler…

O sırada ufukta bir metal ejderha daha gürültüyle ateşlendi.

Fok refleksle kulaklarını kapattı. Balina endişeyle dibe daldı. Köpekbalığı ise gökyüzüne bakıp mırıldandı:

– Umarım koordinatlarımı yine kimseye söylememişlerdir.

Gökten üç ders düşmüş: Biri foka, biri balinaya, biri de dosyalarını birbirinden saklayan insanlara…

Bu hikaye Elon Musk’ın roket fırlatmaları için Balık ve Vahşi Yaşam Dairesi’nden (Fish and Wildlife) alınan onaylar sürecinde yaşanan ilginç bir anekdotu anlattığı bir X gönderisinden (https://x.com/i/status/2084355472723968245) ilham alınmıştır.

Fok Testi: Vandenberg’deki fırlatmalar için, ses patlamalarının fokları strese sokup sokmayacağını test etmek amacıyla bir fokun kaçırılıp, bir tahtaya bağlanarak kulaklıkla ses dinletildiği iddia ediliyor. Musk, bunun gerçek olduğunu ve fotoğrafları olduğunu söylüyor.

Köpek Balığı Endişesi: Daha önce roketin bir köpek balığına çarpma ihtimaliyle ilgili endişeler yaşandığı, ancak verilerin köpek balığı avcılarının eline geçmesin diye paylaşılmadığı belirtiliyor.

Balina Endişesi: Başka bir kurumun ise roketin balinaya çarpma ihtimalini gündeme getirdiği, Musk’ın bunun “inanılmaz derecede düşük” bir ihtimal olduğunu söylediği aktarılıyor.

Sonuç: Fokun çok sakin olduğu ve roket seslerinin foklar için bir afrodizyak etkisi yaratmış olabileceği esprisi yapılıyor. Musk, halkın bu tür “çılgınlıkların” farkında olmadığını belirtiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir